Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us

Üşenme;Erteleme;Vazgeçme

NE SAĞCIYIZ NE SOLCU,ECDADIN HAKKINI VERMEK BOYNUMUZUN BORCU

19/3/2008 - VİLADET BAHRİ

Kategori: Dini

 

 

VİLADET BAHRİ

 
Amine hatun Muhammed annesi (Amine Hatun,Muhammed s.av. in annesidir.
Ol sadeften doğdu ol dür danesi (O sadeften doğdu o inci tanesi)

Çünki Abdullah'dan oldu hâmile (Çünkü Abdullahtan oldu hamile.
Vakt erişdi hefte vü eyyam ile (Günler ve aylar geçti,vakit erişti.)

Hem Muhammed gelmesi oldu yakîn (Hem Muhammedin gelmesi yaklaştı
Çok alametler belirdi gelmedin         Çok işaretler belirdi gelmeden.)

Ol Rebiul evvel ayı nicesi         (O Rebiul evvvel  ayı nasıldır.
On ikinci gice isneyn gecesi       Rebiul evvel ayının on iknci gecesiydi)

Ol gice kim doğdu ol hayrûl beşer  (O gece ki insanların en hayırlısı doğdu
Anesi anda neler gördü neler          Annesi orda neler gördü neler.   

Dedi gördüm ol Habibin ânesi         (Dedi ki gördüm o sevgilinin annesi
Bir acep nur kim güneş pervanesi     Bir acayip ışık ki sanki güneş pervanesi.)

Berk urup çıktı evimden nagehan   (Şimşek gibi çıktı evimde ansızın.
Göklere dek nur ile doldu cihan      Göklere dek ışıkla doldu dünya.

Gökler açıldı ve feth oldu zulem   (Gökler açıldı ve karanlık açıldı
Üç melek gördüm elinde üç alem   Üç melek gördüm elinde üç bayrak.

Biri meşrık biri mağribde anın    (Biri doğudaydı biri batıda
Biri damında dikildi Kâ'benin       Biri de Kabe nin damında dikildi.

Bildim anlardan kim ol halkın yeği  (Bildim ki o halkın en iyisi
Kim yakin oldu cihana gelmeği      Ki dünyaya gelmesi oldu yakın

Bildim anlardan ki ol halkın beyi   (Bildim onlardan ki o halkın beyi
Kim yakın oldu cihanâ gelmeyi     Ki yaklaştı dünyaya gelmesi.)

İndiler gökten melekler saf ü saf  (İndiler gökten melekler dizi dizi
Kabe gibi kıldılar evim tavaf          Kabe gibi evimi tavaf ettiler.)

Hem hava üzre döşendi bir döşek   (Hem havada bir döşek döşendi.
Adı Sündüs, döşeyen anı melek      Adı Sündüs'tü onu döşeyen meleğin)

Çün göründü bana bu işler ayân     (Çünkü bu işler bana açıkça göründü.
Hayret içre kalmış idim ben hemân   Hayret içinde kalmıştım ben o anda)

Yarılıp çıktı divardan nagehan     (Yarılıp çıktı duvardan ansızın
Geldi üç huri banâ oldu ayan       Geldi üç melek bana göründü.)

Bazıları derler ki ol üç dilberin     (Bazılar derler ki o üç meleğin
Asiye'ydi biri ol meh-peykerin     Aiye idi biri o ay yüzlünün.)

Biri Meryem hatun idi aşikâr         (Biri Meryem Hatun idi açık
Birisi hem hûrilerden bir nigâr        Birisi de hurilerden biriydi.

Geldiler lutf ile ol üç mehcebin      (Bu üç melek bana lutufla geldiler
Verdiler bana selam ol dem hemin   Verdiler  bana hemen selam.)

Çevre yanıma gelip oturdular   (Çevreden herkes yanıma gelip oturdular.
Mustafayı birbirine muştular     Mustafa yı birbirne müjdelediler.)

Üç alem dahi dikildi üç yere      (Üç bayrak dikildi üç yere
Her birisin edeyim nerden nere   Her birisini edeyim nerden nere

Dediler oğlun  gibi hiç bir oğul    (Dediler ki oğlun gibi hiç bir oğul
Yaradılalı cihan gelmiş değil        Dünya yaratılalı dünyaya gelmemiştir.)

Bu senin oğlun gibi kadri cemil    (Senin bu oğlun gibi kıymetli bir evladı
Bir anâya vermemiştir ol Celil     Bir anaya vermemiştir o Allah.)

Ulu devlet buldun ey dildare sen  (Büyük bir nimet buldun ey gönüldaş.
Doğuserdir senden ol hulki hasen  Doğacaktır senden o güzel yaratılışlı.)

Bu gelen  ilm-i ledün sultanıdır    (Bu gelen dünya ve ahiret ilimlerinin sultanıdır.
Bu gelen tehvid-i irfan kânıdır     Bu gelen ilim ,irfan ,ahlakın ,birliğin,dinin kaynağıdır

Bu gelen aşkina devreyler felek   (Bu gelenin aşkına felekler döner.
Yüzüne müştakdürür ins ü melek   Yüzüne aşıktır insanlar ve melekler.

Bu gice ol gicedir kim, ol şerif     (Bu gece o gecedir ki o şerefli
Nur ile alemleri eyler latif            Işıkla alemleri rahmetlendirir.)

Bu gice şâdân olur erbâb- dil    (Bu gece mutlu olur gönül ehli
Bu giceye can verir eshab-ı dil   Bu geceye can verir gönül dostları.

Rahmeten lil'alemindir mustafa   (Alemlere rahmettir Mustafa
Hem şefiu'l-muznibindir mustafa  Hem günahkarlara şefaatçıdır Mustafa

Vasfını bu resme tertib etdiler   (Sıfatlarını bu resme düzenlediler.
Ol mübarek nuru tergib ettiler   O mübarek nuru birleştirdiler.)

Amine eder çü vakt oldu tamam   (Amine  der çünkü zaman geldi.
Kim vücuda gele ol hayrül enam    Ki meydana gelsin o hayırlı nimet.

Susadım gayet hararetten kati    (Susadım gayet hararetten kesin.
Sundular bir cam dolusu şerbeti   Sundular bir cam dolusu şerbeti.

Şerbeti karşımda tutdu hûriler   (Şerbeti karşımda tuttu huriler.
Bunu sana verdi Allah dediler    Bunu sana verdi Allah dediler.

Kardan ak idi ve hem soğuk idi   (Kardan ak idi ve hem soğuk idi
Lezzeti dahi şekerde yok idi       Lezzeti şekerde dahi yoktu)

İçtim anı oldu cismim nura gark  (İçtim onu bedenim oldu ışık
Edemedim kendimi nurdan fark    Kendimi ışıktan ayıramadım)

Geldi bir ak kuş kanâdiyle revan  (Geldi bir beyaz kuş melek
Arkamı  sıvadı kuvvetle heman    Arkamı sıvadı kuvvetle hemen.)

Doğdu ol saatte ol sultan-ı din    (Doğdu o saatte dinin sultanı
Nura gark oldu semavat ü zemin  Işığa boğuldu gök ve yer.)

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/2/2008 - VEDA HUTBESİ

Kategori: Dini

 

RASULULLAH (S.A.V.)'in Veda Hutbesi

http://www.youtube.com/watch?v=sQc0ioRD6Fo

http://www.youtube.com/watch?v=qNerONUm3Uo&feature=related

Bismillahirrahmanirrahim

"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

"İnsanlar!

"Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

"Ashabım!

"Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizi yaptı olayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

"Ashabım!

"Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

"Ashabım!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nın kan davasıdır.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

"Ey insanlar!

"Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onların yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü'minler!

"Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-ı Kerim ve Peygamberin (s.a.v.) sünnetidir.

"Mü'minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslümana kardeşinin kanı da, mali da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

"Ey insanlar!

"Cenab-ı Hakk her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.

Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle, Allah'ın, meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenab-ı Hakk, bu gibi insanların ne tövbelerini, ne de adalet ve şehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahin da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır.

"Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.

"Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.

"Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:

  • Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.
  • Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.
  • Zina etmeyeceksiniz.
  • Hırsızlık yapmayacaksınız.

"İnsanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allah'a aittir.

"İnsanlar!

"Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"

Saheb-i Kiram birden şöyle dediler:

"Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye şahadet ederiz!"

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu:

"Şahid ol, yâ Rab! Şahid ol, yâ Rab! Şahid ol, yâ Rab!"

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

20/12/2007 - KURBAN BAYRAMI

Kategori: Dini

 

KURBAN, ibadet niyeti ile belirli vakitte kurbanlık hayvanı kesmektir.
Kurban kesmek mal ile yapılan bir ibadettir ve vacibdir. Hicretin ikinci yılında emredilmiştir. Kurban, Allah yolunda gösterilen bir fedakârlık, O'nun verdiği nimetlere karşı şükran borcunu yerine getirmektir.
Zenginlerin, kestikleri kurban etlerinden fakirleri yararlandırması, Müslümanlar arasında sevgi ve kardeşlik duygularını güçlendirir. Varlıklı insanlarla birlikte yoksullar da sevinir. Kurbanla gelen bu sevinç toplumun huzur ve mutluluğunu artırır.
Sevgili peygamberimiz: «Kim (mal) genişliği bulur da kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın.» (57) buyurarak kurban kesmenin zenginler için önemli bir görev olduğunu belirtmiştir.

Kimler Kurban Keser
Aşağıdaki şartları taşıyan kimselerin kurban kesmesi vaciptir:
1) Müslüman olmak,
2) Akıllı olmak,
3) Erginlik çağına gelmiş olmak,
4) Hür olmak,
5) Mukim olmak (Yani misafir olmamak),
6) Nisab miktarı mal veya paraya sahip olmak. (Kurban nisabında mal ve paranın üzerinden bir senenin geçmesi şart değildir.)
Kurban kesiminin vakti, kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günüdür. Üçüncü günün akşamından sonra kurban kesilmez.

Hangi Hayvanlar Kurban Edilir
Hayvanlardan sadece koyun, keçi, sığır, manda ve deve kurban edilir. Bunlardan koyun ile keçi bir yaşını, sığır ve manda iki yaşını, deve beş yaşını bitirmiş olmalıdır. Ancak, koyun altı ayını tamamladığı halde bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olursa kurban edilebilir. Keçi için böyle bir durum yoktur, bir yaşını doldurması şarttır.
Koyun ve keçi bir kişi için kurban olur. Sığır, manda ve deve birden yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilir. Bu hayvanların boynuzsuz olması, boynuzunun biraz kırık bulunması, dişlerinden birazının dökülmesi ve topal olması kurban olmalarına engel değildir. (Ayağının üzerine basamayacak kadar topal olursa kurban edilmez.) 
ile keçi bir yaşını, sığır ve manda iki yaşını, deve beş yaşını bitirmiş olmalıdır. Ancak, koyun altı ayını tamamladığı halde bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olursa kurban edilebilir. Keçi için böyle bir durum yoktur, bir yaşını doldurması şarttır.
Koyun ve keçi bir kişi için kurban olur. Sığır, manda ve deve birden yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilir. Bu hayvanların boynuzsuz olması, boynuzunun biraz kırık bulunması, dişlerinden birazının dökülmesi ve topal olması kurban olmalarına engel değildir. (Ayağının üzerine basamayacak kadar topal olursa kurban edilmez.)

İslam’da Kurban

Ibrâhim aleyhisselâm , Bâbil’den hicret ederken Nemrûd’a ve putperest Keldâni kavmine;

„Ben, Rabbimin bana emrettiği yere hicret ediyorum. Rabbim beni doğru yola ulaştırır." (Sâffât

sûresi: 99) diyerek oradan ayrılmıştı. Bu hicretinde Allahü teâlâya niyâzda bulunarak kendisine

salih bir evlâd ihsân etmesini istemişti. Bu duası üzerine Allahü teâlâ ona, evlâd olarak, İsmâil

aleyhisselâmı verdi. Bu hususda Kur'ân-ı kerimde meâlen şöyle buyruldu: "(İbrahim

aleyhisselâm); ey Rabbim! Bana sâlihlerden bir oğul bağışla ki dâvet ve tâatte yardımcım ve

gurbette mûnisim olsun (diye duâ etti). Biz de ona (küçüklüğünde âlim , büyüklüğünde)

hâlim bir oğul müjdeledik. Vaktâ ki o çocuk Ibrâhim'in yanında koşmak çağına yetişti. (Yâni

yedi veya on üç yaşına bastı.) Ibrâhim (a.s.) ona dedi ki: "Oğulcuğum! Ben rüyâmda seni

boğazladığımı gördüm. Bu hususda re'yin, kanâatin nedir?" Oğlu ona şöyle dedi:

Babacığım! Sana ne emrediliyorsa yap! Inşâallah beni (emrolunduğun şeye)

sabredenlerden bulacaksın. Vaktâ ki, bu sûretle ikisi de, (baba-oğul) Allahü teâlânın emrine

teslim oldular. Ibrâhim, çocuğu yüz üstü yatırdı. Biz ona şöyle nidâ ettik; "Ey Ibrahim! Gerçekten

rüyâna sadâkat gösterdin. Şüphe yok ki biz (İbrâhim'i, oğluna kurban etmekten muaf tutup ve

bol mükâfât verdiğimiz gibi) ihsân sahiplerini de ihsânları sebebiyle işte böyle mükâfâtlandırırız.

Muhakkak ki bu (muhlis ile muhlis olmayanı ayıran) açık bir imtihandı. Ve ona (Ibrâhim'e) bir büyük

kurbanlık (semiz koç) bedel verdik. Yine ona, sonradan gelenlerin Ibrâhim'e selâm

etmeleri olan güzel bir senâyı, övgüyü bıraktık. ihsân sahiplerini işte böyle mükâfâtlandırırız." (Sâffât

sûresi: 100-110)

 

Zilhicce ayı HACC ve KURBAN ayıdır.

Terviye Günü: Zilhicce’nin onuncu, onbirinci, onikinci günleri kurban kesilir. Bu günler Kurban Bayram günleridir. Zilhicce ayının 8’inci gününe yevm-i terviye denir. Arefeden bir önceki gündür.

Terviye: a - İyiden iyiye derin düşünmek;

b – Suya kandırmak..... gibi mânâlara gelir.

Hz. İbrahim (a.s) oğlu Hz. İsmail (a.s.) ı kurban etmesi hakkında rüyaların ilkini 7/8 Zilhicce gecesi görmüş ve bugün bu rüya hakkında derin derin düşünmüştür. Terviye günü mübarek günlerdendir. Oruç tutulması çok sevaptır.

 

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/9/2007 - HOŞGELDİN YA ŞEHR-İ RAMAZAN

Kategori: Dini

 

 

 

Teravih Namazı

Teravih namazı yirmi rek'attır. Erkekler ve kadınlar için sünnet-i müekkededir. Ramazan ayında kılınır. Hastalık veya yolculuk sebebiyle oruç tutamayan kimselerin de teravih namazını kılmaları sünnettir. Teravih namazının câmide cemaatle kılınması sünnettir ve sevabı çoktur. Evde de tek başına veya cemaatle kılınabilir. Ancak câmide kılmak daha faziletlidir. Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur:

"Faziletine inanarak ve mükâfatını umarak Allah rızası için Ramazan gecelerini ibadetle geçiren (teravih namazını kılan) kimsenin geçmiş günahları bağışlanır." (47)

Teravih Namazının Kılınışı:

Teravih namazı yatsı namazından sonra kılınır. Yatsıdan önce kılınması caiz değildir. Vitir namazı Ramazan ayında teravihten sonra kılınır. Teravihden önce de kılınabilir.

Yirmi rek'at olan teravih namazı her iki rek'atın sonunda selâm verilerek kılındığı gibi, dört rek'atta bir selâm verilerek de kılınır. Her iki durumda da namaza devam edilir ve yirmi rek'at tamamlanır.

İki Rek'atta Bir Selâm Verilerek Teravihin Cemaatle Kılınışı:

Yatsı namazının farzı ve son sünneti kılındıktan sonra teravih namazına başlanır.

Namaz kıldıracak imam: "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, bana uyanlara imam oldum" diye niyet ederek iftitah tekbirini alıp ellerini bağlar.

İmam'ın arkasında kılan cemaat da "Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, uydum imama" diyerek niyet eder ve imamın tekbirinden sonra "Allahü Ekber" diyerek tekbir alır ve ellerini bağlar.

Bundan sonra imam ve cemaat gizlice "Sübhâneke"yi okur. Sübhaneke'nin okunması bitince, (Cemaat ayakta başka bir şey okumaz) imam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan fatiha ve bir sûre okur. Cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaptıktan sonra ikinci rek'ata kalkılır.

Burada yine imam gizlice Besmele, açıktan da fatiha ve bir sûre okuyup cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaparak oturulur.

Bu oturuşta imam ve cemaat "Ettehiyyatü, Allâhümme salli, Allâhümme bârik ile Rabbenâ âtina..." duasını okuyarak selâm verirler. Böylece iki rek'at kılınmış olur.

Ayağa kalkılarak tarif ettiğimiz şekilde ikişer rek'at kılınmaya devam edilerek yirmi rek'at tamamlanır. Bundan sonra üç rek'atlı vitir namazı da cemaatle kılınır.

İki Rek'atte Bir Selâm Verilerek Teravihin Tek Başına Kılınışı:

"Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya" diyerek niyet edilir ve aynen sabah namazının iki rek'at sünneti gibi kılınır.

Yirmi rek'at tamamlanıncaya kadar ikişer rek'at kılmaya devam edilir, teravih bitince de vitir namazı kılınır.

Dört Rek'atta Bir Selâm Verilerek Teravihin Cemaatle Kılınışı:

Namazı kıldıracak imam ve cemaat yukarıda tarif ettiğimiz gibi niyet ederek iftitah tekbirini alır ve ellerini bağlar. İmam ve cemaat gizlice Sübhaneke'yi okuduktan sonra (Cemaat başka birşey okumaz) imam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan fatiha ve bir sûre okuyup rükû ve secdeleri yaparak ikinci rek'ata kalkılır.

Burada imam gizlice Besmele'yi, açıktan fatiha ve bir sûre okuyup rükû ve secdeleri yapar ve otururlar. İkinci rek'atın sonundaki bu ilk oturuşta imam ve cemaat "Ettehiyyatü, Allâhümme salli ve Allâhümme barik" okur ve üçüncü rek'ata kalkarlar.

Üçüncü rek'atın başında hem imam, hem de cemaat gizilce Sübhaneke'yi okur. Sonra imam gizlice Eûzü-Besmele, açıktan fatiha ve bir sure okur. Sonra rükû ve secdeleri yaparak dördüncü rek'ata kalkarlar.

İmam gizlice Besmele'yi, açıktan da fatiha ve bir sure okuyarak yine rükû ve secdeler yapılıp oturulur.

Bu oturuşta da imam ve cemaat "Ettehiyyatü, Allâhüme salli, Allâhümme barik, Rabbenâ âtina...." okuduktan sonra selâm verirler. Böylece teravih namazının ilk dört rek'atı kılınmış olur.

Bundan sonra ayağa kalkılarak tıpkı tarif ettiğimiz gibi dörder rek'at kılınmaya devam edilerek yirmi rek'at tamamlanır.

Sonra da cemaatle vitir namazı kılınır.

Dört Rek'atta Bir Selâm Verilerek Teravihin Tek Başına Kılınışı:

"Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya" diye niyet edilir ve aynen ikindi namazının sünneti gibi kılınır. Aradaki fark sadece niyetin değişik olmasıdır. Böylece dörder rek'at kılınarak yirmi rek'at tamamlanır. Bunun peşinden de vitir namazı kılınır.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

27/8/2007 - BERAAT KANDİLİ

Kategori: Dini

 

Bereat Kandili İslam dininde kutsal kabul edilen gecelerden biridir. Şaban ayının on beşinci gecesi Beraat gecesidir. Esasında Kandil Geceleri Hz. Peygamber'in uygulamasında yoktur. H.3. asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmış ve II. Selim'den itibaren minarelerde kandil yakılmasıyla kandil adını almıştır.

Aslı "Berâettir." Beraat sözlükte, "bir zorluktan kurtarmak ve berî olmak" demektir. Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle mübarek gece; günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle Beraat gecesi ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de rahmet gecesi gibi adlar da verilmiştir.

Müslümanlar bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi olduğuna inanır. Bu konuda Resul-u Ekrem şöyle buyurmuştur:

"Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (on beşinci günü) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ o andan fecir oluncaya kadar: Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim. Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? buyurur." (İbn Mâce)

Ayrıca, Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygamberimize ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.

http://tr.wikipedia.org/ den alıntıdır.

 

Beraat Gecesi ibadeti: 
Bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi vardır. Bu konuda Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur: 

“Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) olduğunda, gecesinde kalkın ibadet edin, gündüzünde de oruç tutun! Muhakkak ki yüce Allah, o günde dünya semasına iner ve imsak vaktine kadar şöyle der: "Affedilmeyi dileyen yok mu, affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Şifa dileyen yok mu, şifa vereyim. Şunu isteyen yok mu vereyim…” (İbn Mâce) 

Bu geceye mahsus belirli bir ibadet yoktur.Gecenin manevi değeri dolayısıyla çokça tevbe ve istiğfarla ,namaz, Kur'ân tilaveti, zikir, ve salavatla,hayır dualarla geçirilmesi, bu gece vesilesiyle muhtaçlara yardım ve benzeri hayırlı amellere özel bir önem verilmesi müstehaptır. Kaza namazının kılınması daha isabetli olacaktır. 

Beraat Gecesi Duası 
Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir: 
"Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin. (et-Tergib ve't-Terhîb, 2:.119, 120.) 

Beraat Duası 
Bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır: 
"Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, 'Allah dilediğini  siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır. "
( 12 Ra’d Suresi, 39; Mecmuatü’l-Ahzab, 1:597) 

 

http://www.menzil.net den alıntı

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımızda

BİR ÖZLEM VAR İÇİMDE UZAKLARA DOĞRU; ENGİN DENİZLERE, SANA VE AŞKIMIZA. SİSLİ BİR MAZİDEN UZAKTA YALNIZCA SANA YAKIN. GÖNLÜMÜN DALGALARINDA SEVGİN KALSIN BİTMEYEN RÜYALARIMDA HEP SEN VARSIN AL BEYAZIM!

Kategorilerimiz

CNNTÜRK - Türkiye Haberleri
Image Hosted by ImageShack.us
DİŞE DİŞ, KANA KAN, SÜNGÜ TAKARAK ALDIĞINIZ BU MÜBAREK TOPRAKLARDA CİRİT ATAR OLDULAR.UMARIZ KEMİKLERİNİZ SIZLAMIYORDUR.O PAK RUHLARINIZ ŞAD,MEKANLARINIZ CENNET OLSUN. ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE HİTABEN FİLME ALINMIŞ YAPIT "KINALI KUZULAR" DAN BİR KESİT, O GÜNLERİ TASVİR EDEN BİR TÜRKÜ: "ELEDİM ELEDİM" BİR GELİRİZ,PİR GELİRİZ! ARKADAŞLAR,BU İSLAMİ İÇERİKLİ BÖLÜMDE BAZEN İSLAMİ GRUP HOCALARININ DEYİŞLERİNE YER VERLİYOR. ALAKAMIZ YOKTUR,BİLGİNİZE!
Türkçe - Ýngilizce Sözlük
ç - ý - ð - ö - þ - ü
Kelime: