Erdoğan yaptığı konuşmada, enflasyonun tek haneli rakamlara indirildiğini, ekonominin iyileşip büyüdüğünü söyleyince kalabalıktaki bir çiftçi, "Sayın Başbakan, sayın Başbakan! Mazot kaç lira oldu? Ben çiftçiyim, yağ bile alamıyoruz. Sen bunları benim külahıma anlat" diye bağırdı.
Korumalar, kimliği açıklanmayan ve çiftçi olduğu belirtilen bu kişiye, susması için ikazda bulundu. Protestocu çiftçi bağırmayı sürdürünce korumalar önce elleriyle ağzını kapadı sonra da apar topar alandan uzaklaştırdı.
Akdeniz Evrenkenti'nin Yerleşkesinde yaşanan olayları sağ-sol tarafı olmamızdan dolayı değil; terbiyesizlik edip sözlü olan bir hanımefendiye aşk boyutunda arkadaşlık teklif eden seviyesize olan tepkimizden dolayı paylaşımınıza sunuyoruz.Hepsi bir yana, olayın tarafları arasındaki gerginlik, vatan düşmanlığı gösteren grup yok olmadıkça devam eder malesef. Vatanın birliği ve bütünlüğü için çalışanları saygıyla selamlıyoruz
Akdeniz
Üniversitesinde meydana gelen olayların çıkmasına kız meselesinin neden olduğu iddia edilen öğrenci eşiyle birlikte haklarındaki iddiaları yalanladı. Olayların kız meselesi yüzünden çıktığı iddia edilen olayda adı geçen Tahir Deniz Uysal, eşi Ayşegül Uysal ile birlikte İHA’ ya konuştu.
İddiaların gerçekçi olmadığını söyleyen Uysal çifti, "Olaylar kız meselesi yüzünden çıkmadı. Buket isimli bir arkadaşımın benim sevgilim olduğu şeklinde haberler yayınlandı. Ben de bu haberleri okuyunca şaşırdım. Ben 3 ay önce evlendim. Buket isimli arkadaşımın da sevgilisi var. Şu an bildiğim kadarıyla kendiside İzmir'de ailesinin yanında. Olayları bu şekilde basite indirerek gerçekleri saklamaya çalışıyorlar" dedi.
Akdeniz Üniversitesi’nde yaşanan olayların ardından bazı yayın organlarında gerginliğin kız meselesi yüzünden çıktığı şeklinde haberler yayınlandığını ve bunların gerçek dışı olduğunu söyleyen Akdeniz Üniversitesi Turizm Meslek Yüksekokulu öğrencisi Tahir Deniz Uysal, "Ben 17 Ocak'ta evlendim iddia edildiği gibi sevgilim olması söz konusu değildir. Yurttan atılan arkadaşların ifadelerine göre hazırlanan haber doğru değildir. Bu tür haberlerle üniversitede yaşanan olaylar göz ardı edilmektedir. Yurtta meydana gelen olaylarda eşimde yurdu basan grubun saldırısına maruz kaldı. Bunu yapanlar Türk bayrağı düşmanı ve bölücü örgüt yandaşlarıdır" diye konuştu.
Haklarındaki iddiaların doğru olmadığını söyleyen Ayşegül Uysal ise, "Ben yaşadıklarımı emniyetteki ifademde ayrıntılı olarak anlattım. Bize saldıran öğrenciler dışarıdan getirdikleri kişilerle yurt basarak bizlere saldırdılar. Bu grup her zaman taciz ve saldırılarda bulunuyorlardı. O günde bölücü örgüt başı Abdullah Öcalan'ın yaş gününü kutlamaya kalkıştılar. Sonra yaşanan olaylarda bizi darp ettiler. Bu olayların kız meselesi ile ilgisi yoktur" şeklinde konuştu. İHA
ABD’nin alfabe sırasıyla ilan ettiği “Dış Terör Örgütleri Güncel Listesi” şu örgütlerden oluşuyor:
“-Ebu Nidal Örgütü, Ebu Sayyaf Grubu, El-Aksa Şehitleri Tugayı, El-Şabaab, Ensar el-İslam, Silahlı İslami Grup (GIA), Asbat el-Ensar, Aum Shinrikyo, Bask Yurt ve Özgürlük (ETA), Filipin Komünist Partisi/Yeni Halk Ordusu (CPP/NPA), İrlanda Cumhuriyet Ordusu Devamlılığı, Gama’a el-İslamiye (İslami Grup), HAMAS (İslami Direniş Hareketi), Harekat ül-Cihad-i-İslami/Bengladeş (HUJI-B), Harekat ül-Mücahidin (HUM), Hizbullah, İslami Cihad Grubu, Özbekistan İslami Hareketi (IMU), Ceyş-e-Muhammed (JEM) (Muhammed Ordusu), Cemaa İslamiya Organization (JI), el-Cihad (Mısır İslami Cihad), Kahane Chai (Kach), Kongra-Gel (KGK, eski Kürdistan İşçi Partisi, PKK, KADEK), Lashkar-e Tayyiba (LT) (Adalet Ordusu), Lashkar i Jhangvi, Tamil Elam Kurtuluş Kaplanları (LTTE), Libya İslami Savaş Grubu, Fas İslami Muharebe Grubu (GICM), Mücahiddin-e Khalq Örgütü (MEK), Milli Kurtuluş Ordusu (ELN), Filistin Kurtuluş Cephesi (PLF), Filistin İslami Cihad (PIJ), Filistinin Kurtuluşu İçin Halk Cephesi (PFLF), PFLP-Genel Komutanlık (PFLP-GC), Tanzim Qa’idat al-Jihad fi Bilad al-Rafidayn (QJBR) (Irak’taki el-Kaide) (eski Cemaat ül-Tevhid ve el-Cihad JTJ, el-Zarkavi ağı), el-Kaide, İslami Magrip’te el-Kaide (eski GSPC), Gerçek IRA, Kolombiya Devrimci Güçler Ordusu (FARC), Devrimci Çekirdek (eski ELA), 17 Kasım Devrimci Örgütü, Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephe (DHKP/C), Aydınlık Yol (Sendero Luminoso, SL), Kolombiya Birleşik Savunma Güçleri (AUC).”
Bir ABD'li asker bir taksiciyi öldürdü. ABD'li komutan taksiciyi öldüren askeri Japonlar'a teslim etti sonra da ABD'li komutanlar Japonlar'ın önüne geçip törenle başlarını önlerine eğdiler. Ve işte böyle özür mektubu verdiler.
- ABD gemisi füze atıp Muavenet gemimizdeki 5 denizciyi şehit etmişti. Ancak ne özür dilendi ne tazminat verildi.
- Türk askerinin başına Kuzey Irak'ta çuval geçirildi. Ne bir özür mektubu verildi. Ne de böyle bir tören düzenlendi.
- Amerikan jetleri Türk hava sahasını ihlal etti, özür bile dilenmedi.
Japonya'nın başkenti Tokyo’nun güneyindeki Yokosuka’da 19 Mart’ta bir taksi şoförünü bıçaklayarak öldüren donanma üssünde görevli ABD askeri Olatunbosun Ugbogu, Japonya’yı ayağa kaldırdı. Daha önce de ülkedeki ABD askerlerinin işlediği suçlar nedeniyle sıkıntı çeken Japonya, ABD’den açıklama istedi. Basın da olayın üzerine gidince, ABD ordusu dün Ugbogu’yu Japonlar’a teslim etti.
ABD ayrıca bir açıklama yayınlayarak tüm Japon halkından ve öldürülen taksicinin ailesinden özür diledi. Ancak bu da yetmedi üssün bulunduğu Yokosuka kenti de özür istedi. Bunun üzerine ABD Büyükelçisi Thomas Schieffer ve Japonya’daki ABD Donanması Komutanı Amiral James Kelley, Belediye Başkanı Ryoichi Kabaya’nın makamına giderek tüm basının önünde başlarını öne eğip özür diledi.
Bize politik sorun denildi
Ancak aradan geçen 16 yıla rağmen 5 şehit ve 22 gazi verdiğimiz ’Muavenet Zırhlısı’ için tek bir özür gelmedi. 2 Ekim 1992’de planlamasında ‘gerçek atış’ bulunmayan Display Determination Tatbikatı’nda tam gece yarısı ABD Uçak Gemisi Saratoga’nın attığı 2 Sea Sparrow füzesi firkateynimize isabet etti. Birer saniye arayla atılan 2 füzenin biri komutanın olduğu kaptan köşkünü, diğeri de savaş harekat merkezini vurdu. Olaydan sonra şehit ve gazi yakınları ABD’ye tazminat davası açtı. Ancak dava sonucunda olayın “İki deniz kuvvetleri arasında mı yoksa iki hükümet arasında mı olduğunun” belli olmaması nedeniyle ’Political Question’ yani politik mesele olarak ele alınması kararlaştırıldı ve herhangi bir tazminat da ödenmedi.
Delilleri karartacaklardı
Olayın ardından ABD’li bir ekip vurulan Muavenet firkateynine gelip füze parçalarını almak istemiş ancak gemide görevli Astsubay Recep Kayacı “Delilleri yok edecekler” kaygısıyla buna izin vermemişti.
TBMM İdare Amiri DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, geçen hafta Meclis’te kan verirken yanına gelerek "Kan almak mı, kan vermek mi hoşunuza gidiyor?" sözleriyle kendisine sataşan TBMM Eğitim ve Personel Dairesi’nde görevli Fikret Dadaş adlı personelin işten atılmasını istedi.
BİR ÖZLEM VAR İÇİMDE UZAKLARA DOĞRU;
ENGİN DENİZLERE, SANA VE AŞKIMIZA.
SİSLİ BİR MAZİDEN UZAKTA
YALNIZCA SANA YAKIN.
GÖNLÜMÜN DALGALARINDA SEVGİN KALSIN
BİTMEYEN RÜYALARIMDA HEP SEN VARSIN
AL BEYAZIM!