Uçurumun kenarındayım Hızır Bir dilber kal'asının burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avucunda Kaldım parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni ha itecek
Uçurumun kenarındayım Hızır Cihan hazır Divan hazır Ferman hazır Kurban hazır
Uçurumun kenarındayım Hızır Güzelliğin zulme çaldığı sınır Başım döner, beynim bulanır El etmez Gel etmez Gülce'm uzaktan dolanır
Uçurumun kenarındayım Hızır Gülce bir davet Mecaz değil Maraz değil Gülce bir afet Peri değil Huri değil. Gülce bir beyaz zehir Gülce en vahim haz Buram buram zehir Yâr gözünde infaz Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni ha itecek Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Uçurumun kenarındayım Hızır Ben fakir En hakir Bin taksir
Ateşten Kalleşten Mızrakla gürzden Dabbet-ül arz dan Deccalden Yedi düvelden Korku nedir bilmeyen ben Tir tir titriyorum Gülce'den Ödüm patlıyor Gülce'ye bakmaktan Nutkum tutuluyor Ürperiyorum Saniyeler gözlerinde birer can Her saniyede bir can veriyorum...
BİR ÖZLEM VAR İÇİMDE UZAKLARA DOĞRU;
ENGİN DENİZLERE, SANA VE AŞKIMIZA.
SİSLİ BİR MAZİDEN UZAKTA
YALNIZCA SANA YAKIN.
GÖNLÜMÜN DALGALARINDA SEVGİN KALSIN
BİTMEYEN RÜYALARIMDA HEP SEN VARSIN
AL BEYAZIM!